TürkAta Vakfı'nın şirketiEğitim · Kültür · Yayıncılık · Yazılım · İletişimturkatav.org
Tükav GazilerEğitim Kültür Hizmetleri

TürkAta Dergisi · Sayı 1 · Bölüm III

Mimari ve Eserler

Camiler, kervansaraylar, saraylar, kaleler · Sayfa 31–41

Metinler dergiden aynen aktarılmıştır. Kaynak ve görsel hakları her içeriğin altında ve Kaynakça bölümündedir.

PDF
TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 31
Sayfa 31

Mimari ve eserler

BÖLÜM III

III

Konya’dan Semerkant’a, Edirne’den Türkistan’a; taşa, tuğlaya ve çiniye işlenmiş bir ortak miras.

Anadolu Selçuklu mimarisi

32

Cami, medrese, han

Kervansaray · Divriği Ulu Camii

33

Yollar ve UNESCO mirası

Osmanlı mimarisi

34

Bursa’dan Balkanlar’a

Mimar Sinan

35

Usta mimar

Süleymaniye Camii

36

İstanbul’un siluetinde

Selimiye · Rumeli Hisarı

37

Edirne ve Boğaz

Yesevî Türbesi · Registan

38

Orta Asya’nın büyük yapıları

Eserler

39

Ortak mirasımızdan fotoğraflar

Kapak görseli: Süleymaniye Camii’nin panoraması · Ggia · CC BY-SA 3.0

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 32
Sayfa 32

Alâeddin Camii, Konya

Görsel: Bernard Gagnon · CC BY-SA 3.0

MİMARİ · ANADOLU SELÇUKLU

Anadolu Selçuklu mimarisi

Anadolu Selçuklu mimarisi, ya da kısaca Selçuklu mimarisi, başta Anadolu Selçuklu Devleti (11. yüzyıl sonları–13. yüzyıl) olmak üzere, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'ndan türeyen ve Anadolu'da hüküm süren… Anadolu Selçuklu mimarisi, ya da kısaca Selçuklu bölgeyi kapsayan Büyük Selçuklu İmparatorluğunu kurdular.

mimarisi, başta Anadolu Selçuklu Devleti (11. yüzyıl 1071 yılında Malazgirt Meydan Muharebesi'nde Bizans sonları–13. yüzyıl) olmak üzere, Büyük Selçuklu İmparatorluğuna karşı kazanılan zaferden sonra, Anadolu Türk İmparatorluğu'ndan türeyen ve Anadolu'da hüküm süren yerleşimine açıldı. Bu dönemde, Selçuklu mimari hanedanlar döneminde ortaya çıkan mimari etkinlikleri ifade faaliyetlerinin merkezi İran olmuş ve ilk kalıcı Selçuklu yapıları eder. Anadolu Selçukluları, kendilerine özgü bir mimari burada inşa edilmiştir. 12. yüzyılın sonlarına doğru Büyük gelenek oluşturmuş ve günümüze ulaşan örnekler büyük ölçüde Selçukluların zayıflamasıyla birlikte, çeşitli Türk hanedanları ve bugünkü Türkiye topraklarında yer almaktadır. Anadolu devletleri ortaya çıktı. Selçuklu hanedanının bir kolu Selçuklu mimarisi, Ermeni, Bizans, İran ve Suriye mimari Anadolu'da Anadolu Selçuklu Devletini (veya Anadolu geleneklerinden etkilenmiş, eklektik bir karaktere sahiptir.

Selçukluları/Rum Selçukluları) kurdu. Aynı dönemde, Zengiler Doğu'daki Büyük Selçuklu mimarisinden farklı olarak, ve Artuklular kuzey Mezopotamya'da (Cezire) ve çevresinde Anadolu'daki yapılar çoğunlukla taş malzemeden inşa edilmiş; hüküm sürerken, Harezmşahlar ise İran ve Orta Asya'yı 13.

zengin taş işçiliği ve çini süslemeleriyle öne çıkmıştır. Hanlar, yüzyıldaki Moğol istilalarına kadar elinde tuttu. Anadolu camiler, medreseler, türbeler ve kervansaraylar bu dönemin Selçukluları'nın başkenti Konya olmakla birlikte, karakteristik yapıları arasındadır. Selçuklu Sultanlığı'nın 13.

Danişmentliler (Kayseri ve Sivas), Saltuklular (Erzurum) ve yüzyılın sonunda zayıflayıp sona ermesinin ardından, Mengücekliler (Divriği, Erzincan) gibi diğer yerel hanedanlıklar Anadolu'da mimari etkinlik küçük Anadolu beylikleri ile sürmüş da bulunuyordu. 12. yüzyılın ikinci yarısı ile 13. yüzyıl başında ve çeşitlenmiş; bu gelişim süreci erken Osmanlı mimarisini de bu beyliklerin çoğu Selçuklulara bağlanmış veya onlarla etkilemiştir.

bütünleşmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin altın çağı 13.

TARİHÎ ARKA PLAN

11. yüzyılda Selçuklu Türkleri, İran'ı ve Hindu Kuş'tan doğu Anadolu'ya, Orta Asya'dan Basra Körfezi'ne kadar geniş bir yüzyılın başında yaşanmıştır. İlk dönemde askeri çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle büyük ölçüde inşa faaliyetlerine yönelinmemiştir. Ancak siyasi istikrarın sağlanmasıyla birlikte, özgün ve yenilikçi bir mimari üslup geliştirilmeye başlanmıştır.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Anadolu Selçuklu mimarisi” (sürüm 37955709), CC BY-SA 4.0 — dergi için derlenip kısaltılmıştır. Görsel sahipleri ve lisanslar görsellerin altındadır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 33
Sayfa 33

MİMARİ · YOLLAR

Kervansaray

K

Bir kervansaray

Görsel: Vladimer Shioshvili · CC BY-SA 2.0

Erzurum Taşhan

Görsel: Eğitmen Mahmut · CC BY-SA 3.0

ervansaray, kervanların ticaret yolları üzerinde kurulan konak yeridir. Kervansaraylar ilk defa milattan önce 5. yüzyılın başlarına doğru Ahameniş İmparatorluğu tarafından yaptırılmıştır. Önceleri askeri savunma için düşünülmüş, zamanla artan ticaret ve dini ihtiyaçları karşılaması için genişletilmiştir. Selçuklu devrinde ticari yol ağı üzerinde kervanların akşamları güvenli bir şekilde konaklamaları ve ihtiyaçlarını görmeleri için sultan hanı da denilen kervansaraylar yapılmıştır. Büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuş olan Selçuklu kervansaraylarının aralarındaki uzaklıklar, deve yürüyüşü ile günde dokuz saat, yani 40 kilometre esas tutularak saptanmıştır. Çevrelerindeki yüksek duvarlarla korunan ve barış zamanlarında pazaryeri olarak da iş gören bu kervansaraylar savaşta kale olarak da kullanılırdı. Selçuklu kervansarayları üç genel tipe uygun olarak yapılmışlardır. Bunlar, yazlık denilen avlulu, kışlık denilen kapalı ve her iki türün birleştirilmesinden oluşan karma tiplerdir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehirlerdeki hanlar ticaret ve konaklamak için yapılmış gelir getirici vakıf yapılarıdır.

ETİMOLOJİ

Türkçe kelimenin kökeni Farsça kārbānserāy olarak görülmektedir. Bu kelimenin yanında han kelimesi de benzer anlamda kullanılır.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Kervansaray” (sürüm 36961926), CC BY-SA 4.0 — kısaltılmıştır.

MİMARİ · UNESCO DÜNYA MİRASI

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

Görsel: Dosseman · CC BY-SA 4.0

Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunan tarihi cami ve hastanedir. UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Cami 1228–29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah'ın eşi ve Erzincan beyi Fahreddin Behramşah'ın kızı olan Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırılmıştır. Darüşşifa caminin güney duvarına dayanmıştır. Orta bölümü bir ışıklık kubbesi ile örtülmüştür, giriş ile birlikte dört eyvandan oluşur. Darüşşifanın kuzeydoğu köşesinde türbe yer alır. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası 1985 yılında Dünya Mirası listesine alınarak Türkiye'den listeye giren ilk mimari yapı olmuştur. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası 2024 yılında Türkiye'nin 50. milli parkı olarak ilan edilen Divriği Milli Parkı içinde yer almaktadır.

MİMARİ

Divriği Ulu Camii’nin doğu penceresi

Görsel: R Prazeres · CC BY-SA 4.0

Harim mihraba dik beş sahından oluşur. Orta sahın diğerlerinden geniştir. Burada yer alan dilimli mihrap önü kubbesi dıştan kümbete benzeyen piramit bir örtü ile örtülmüş ve dışarıdan da camiye hakim bir hale getirilmiştir. Orta sahında bir ışıklık yer alır. Işıklık kubbesine geçişte yelpaze biçimli Türk üçgenleri kullanılmıştır. Camide sahınların hepsi birbirinden farklı yıldız tonozlarla örtülmüştür. Bu camide hem Selçukluların avlulu plan tipi, hem de Emevi plan tipini bir arada görmek mümkündür. Plan tipi ve süsleme olarak benzeri olmayan bir eserdir. Aralarında üslup birliği olmayan üç portalin süslemeleri birbirinden farklıdır.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası” (sürüm 38310195), CC BYSA 4.0 — kısaltılmıştır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 34
Sayfa 34

Bursa Ulu Camii

Görsel: Beñat Irasuegi · CC BY-SA 2.0

MİMARİ · OSMANLI

Osmanlı mimarisi

Osmanlı mimarisi veya Osmanlı Türk mimarisi, uzun bir dönem boyunca Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde gelişen bir mimari üslup ve gelenektir.

Osmanlı mimarisi veya Osmanlı Türk mimarisi, uzun bir örneklerden biri Nuruosmaniye Camii'dir. 19. yüzyıl dönem boyunca Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde mimarisinde Batı Avrupa'dan ithal mimari akım etkileri daha da gelişen bir mimari üslup ve gelenektir. Tarihi boyunca arttı. Bunlar arasında Balyan ailesi gibi mimarların katkıları öne bazı önemli değişimler geçirmiştir. İlk olarak kuzeybatı çıkar. Ampir üslubu ve neoklasik motifler Osmanlı mimarisine Anadolu'da 13. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmış ve önceki geldi ve birçok yapıda eklektisizme yönelik bir eğilim görüldü.

Selçuklu Türk mimarisinden gelişmiş, aynı zamanda Bizans ve Bunun tipik örneği Dolmabahçe Sarayı'dır. Osmanlı İran mimarisi ile Ortadoğu'daki diğer mimari geleneklerden İmparatorluğu'nun son dönemlerinde, Mimar Kemaleddin ve etkiler almıştır. Erken Osmanlı mimarisi, 13. ve 15. yüzyıllar Vedat Tek gibi mimarlar tarafından akademide Neo-Osmanlı boyunca çeşitli yapı tipleri üzerinde deneyler yaptı ve kademeli mimarisi ya da Osmanlı canlandırmacılığı şeklinde de anılan olarak 16. ve 17. yüzyılların Klasik Osmanlı üslubuna evrildi. Bu Birinci Ulusal Mimarlık Akımı adında yeni bir mimari tarz üslup, yerel Türk mimari gelenekleri ile Ayasofya'nın etkilerinin gelişti. Osmanlı himayesi özellikle tarihî başkentler olan Bursa, karışımı sonucu oluşmuş, yüksek bir merkezi kubbe etrafında Edirne ve İstanbul'da yoğunlaşmış, 3 ayrıca Amasya ve Manisa odaklanan ve değişen sayıda yarım kubbeyle desteklenen gibi diğer önemli idari merkezlerde de önemli gelişmeler anıtsal cami yapılarıyla karakterizedir. Klasik dönemin en yaşanmıştır. Bu merkezlerde Osmanlı mimarisinin en önemli önemli mimarı genellikle Mimar Sinan olarak kabul edilir.

gelişmeleri gerçekleşmiş ve en anıtsal Osmanlı yapıları yer Başlıca eserleri arasında Şehzade Camii, Süleymaniye Camii ve almıştır. Büyük dini anıtlar genellikle farklı hizmetler veya Selimiye Camii sayılır. 16. yüzyılın ikinci yarısı, özellikle İznik olanaklar sağlayan birden çok bileşene sahip mimari çinileri kullanımında belirginleşen bazı Osmanlı süsleme kompleksler, yani bir külliye, olarak inşa edilirdi. Külliyelerde sanatlarının doruk noktasını da görmüştür. 18. yüzyıldan camiye ek olarak medrese, hamam, imaret, sebil, çarşı, itibaren Osmanlı mimarisi dış etkilerden, özellikle Batı kervansaray, ilkokul gibi birimler bulunabilirdi.

Avrupa'daki Barok üslubundan etkilendi. Değişimler Lale Devri sırasında belirmeye başladı ve 1740'larda Osmanlı Barok üslubunun ortaya çıkışıyla sürdü. Bu döneme ait en önemli

Metin: Türkçe Vikipedi, “Osmanlı mimarisi” (sürüm 37501422), CC BY-SA 4.0 — dergi için derlenip kısaltılmıştır. Görsel sahipleri ve lisanslar görsellerin altındadır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 35
Sayfa 35

MİMARİ · USTA

Mimar Sinan

Mimar Sinan (y.

Mimar Sinan, bir minyatürden ayrıntı

Görsel: Scan, Painter: Nakkaş Osman · Kamu malı Mimar Sinan (y. 1488/1490 – 17 Temmuz 1588) veya Koca yetiştirdi. Bu isimler arasında Sultanahmet Camii'nin mimarı Mi'mâr Sinân Ağa ya da doğum adıyla Sinaneddin Sedefkâr Mehmed Ağa ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nün Yusuf, Osmanlı İmparatorluğu'nda Kanunî Sultan mimarı Mimar Hayreddin yer alır. Osmanlı mimarisinin klasik Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde baş mimar, döneminin en büyük ustası kabul edilen Sinan, Batı'da mühendis ve matematikçiydi. Edirne'deki Selimiye Camii, Michelangelo ile karşılaştırılır. Mimar Sinan'ın eserleri, Büyükçekmece'deki Kanunî Sultan Süleyman Köprüsü ve mimarlık tarihinde en etkili yapılar arasında gösterilir.

Višegrad'daki Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü dâhil olmak üzere 300'den fazla büyük yapının inşasını gerçekleştirdi. Ayrıca

YAŞAMI

medreseler, külliyeler ve köprüler gibi daha küçük ölçekli === Kökeni ve devşirilmesi === Sinaneddin Yusuf, Kayseri'nin projeler de tasarladı. Yetiştirdiği öğrenciler, İstanbul'daki Sultanahmet Camii ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nü inşa etti.

Bir taş ustasının oğlu olan Sinan, 1511'de Yavuz Sultan Selim döneminde Yeniçeri Ocağı'na alındı ve teknik eğitim görerek askerî mühendis oldu. 1514'te Çaldıran Muharebesi'ne, 1517'de ise Ridâniye Muharebesi'ne katıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Belgrad Seferi, Rodos Seferi ve Mohaç Meydan Muharebesi'nde görev aldı. Bu süreçte önce Yayabaşılığa, ardından Zemberekçibaşılığa ve son olarak Başteknisyenliğe terfi etti. Yeniçeri seferlerine katılarak mimari ve mühendislik bilgisini geliştirdi; tahkimatlar, yollar, köprüler ve su kemerleri gibi askerî altyapı projelerinde uzmanlaştı. Yaklaşık elli yaşındayken Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarlığına atandı. Orduda edindiği teknik deneyimi, görkemli dini yapılar ile çeşitli sivil yapıların inşasında kullandı ve bu görevde yaklaşık elli yıl hizmet verdi. Mimar Sinan'ın başyapıtı Edirne'deki Selimiye Camii, en ünlü eseri ise İstanbul'daki Süleymaniye Camii'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarı olarak geniş bir ekibe liderlik etti ve birçok yetenekli yardımcı Agrianos (günümüzdeki Ağırnas) köyünde Ermeni veya Rum ya da Hristiyan Türk, olarak doğduğu düşünülmektedir. Ayrıca doğduğu Rum köyünde Ermeniler yaşamıyordu Hristiyan Türkler ve Rumlar birlikte yaşıyordu. Akrabalarının Kıbrıs'a sürgününü iptal ettirmek için II. Selim'e yazdığı mektupta akraba isimleri Üleysi, Kudanşah, Sarıoğlu Düvenci'dir. Ayrıca Örfî Mehmet Ağa'nın Tarih-i Edirne eserinde Mimar Sinan kendi dedesinin adının Toğan Yusuf olduğunu söylemiştir ve bu isimlerin hepsi Türkçe kökenlidir. Ayrıca devşirme olarak alındıktan sonra Türkleştirmek amaçlı bir aileye verildiği veya Türkçe bilmediğine dair bir belge bulunulamamıştır. 1511'de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a gelmiş Yeniçeri Ocağı'na alınmıştır.

"Bu değersiz kul, Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup, Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Mimar Sinan” (sürüm 38228971), CC BY-SA 4.0 — dergi için derlenip kısaltılmıştır. Görsel sahipleri ve lisanslar görsellerin altındadır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 36
Sayfa 36

Süleymaniye Camii, İstanbul

Görsel: G.dallorto · CC BY-SA 2.5

MİMARİ · İSTANBUL

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii, İstanbul'un üçüncü tepesi üzerinde yer alan ve Osmanlı döneminden kalan bir camidir.

Süleymaniye Camii, İstanbul'un üçüncü tepesi üzerinde yer alan bu bölge, farklı dönemlerde çeşitli koruma statülerine yer alan ve Osmanlı döneminden kalan bir camidir.

kavuştu: 1981'de kentsel ve tarihi koruma alanı olarak ulusal Kanûnî Sultan Süleyman'ın (h. 1520-1566) emriyle inşa kayıtlara geçti, 1995'te ise Arkeolojik, Kentsel Arkeolojik, Tarihi edilen cami, imparatorluğun baş mimarı Mimar Sinan ve Kentsel Sit Alanı olarak yeniden tescil edildi. Alan içerisinde, tarafından tasarlanmıştır. Bir yazıtta, yapının temelinin 1550'de anıtsal yapılar ve sivil mimarlık örnekleri de dâhil olmak üzere atıldığı ve 1557'de açılışının yapıldığı belirtilmektedir; ancak 920 tescilli mülk bulunmaktadır.

külliyenin inşaatı muhtemelen bu tarihten birkaç yıl sonrasına kadar sürmüştür. Süleymaniye Camii, İstanbul'un en tanınmış

MİMARİSİ

simgelerinden biri olup, Üçüncü Tepe'deki konumundan Haliç Süleymaniye Camii klasik Osmanlı mimarisinin en önemli ve çevresine hâkim geniş bir manzara sunar. Osmanlı mimarisinin başyapıtları arasında kabul edilen yapı, Mimar Sinan'ın en önemli eserlerinden biridir. Aynı zamanda İstanbul'daki Osmanlı dönemine ait en büyük cami olma özelliğini taşır. Diğer Osmanlı imparatorluk camileri gibi Süleymaniye Camii de, medreseler, imaret, dârüşşifâ, sıbyan mektebi, hazîre ve çeşitli sosyal yapıları içeren geniş bir külliyenin parçasıdır. Caminin kıble duvarının arkasında yer alan kapalı mezarlıkta, Kanuni Sultan Süleyman ile eşi Hürrem Sultan'ın sekizgen planlı türbeleri bulunmaktadır. Süleymaniye Camii ve çevresindeki koruma alanı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan “İstanbul'un Tarihî Alanları”nın dört bileşeninden biridir ve (i), (ii), (iii) ve (iv) numaralı kültürel kriterler kapsamında korunmaktadır. Tarihi Yarımada içinde örneklerinden biridir. Yapımından günümüze dek İstanbul'da yüzü aşkın deprem gerçekleşmesine karşın, caminin duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamıştır. Dört fil ayağı üzerine oturan caminin kubbesi 53 m yüksekliğinde ve 27,5 m çapındadır. Bu ana kubbe, Ayasofya'da da görüldüğü gibi, iki yarım kubbe ile desteklenmektedir. Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır. Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır. Bu minarelerin camiye bitişik iki tanesi üçer şerefeli ve 76 m yüksekliğinde, cami avlusunun kuzey köşesinde son cemaat yeri giriş cephesi duvarının köşesinde bulunan diğer iki minare ise ikişer şerefeli ve 56 m yüksekliğindedir. Camii, içindeki kandil islerini temizleyecek hava akımına uygun inşa edilmiştir.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Süleymaniye Camii” (sürüm 38234524), CC BY-SA 4.0 — dergi için derlenip kısaltılmıştır. Görsel sahipleri ve lisanslar görsellerin altındadır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 37
Sayfa 37

MİMARİ · EDİRNE

Selimiye Camii

Selimiye Camii, Edirne

Görsel: rob Stoeltje from loenen, netherlands · CC BY 2.0 Selimiye Camii, Osmanlı padişahı II. Selim döneminde Mimar Sinan'ın yaptığı ve Osmanlı'nın önceki başkenti Edirne'de bulunan bir külliyedir. Mimar Sinan'ın 80 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" şeklinde nitelendirdiği Selimiye Camii, gerek Mimar Sinan'ın, gerek Osmanlı mimarisinin en önemli eserleri arasındadır. Caminin kitâbesine göre, yapımına 1568 (Hicrî: 976) yılında başlanmıştır. Caminin 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmış olsa da ancak II. Selim'in ölümünün ardından 14 Mart 1575'te ibadete açılmıştır. Mülkiyeti, Sultan Selim Vakfı'ndadır. Bugün şehrin merkezinde bulunan caminin yapıldığı alanda inşasına Süleyman Çelebi devrinde başlanan, Yıldırım Bayezid devrinde geliştiririlen Edirne'nin ilk sarayı (Saray-ı elik) ve Baltacı Muhafızları haremi bulunmaktaydı. Kaynaklarda söz konusu bu alandan Sarıbayır ya da Kavak Meydanı isimleriyle de bahsedilir. 2000'de UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine dahil edilen Selimiye Camii ve külliyesi, 2011'de ise Dünya Mirası olarak tescil edildi.

TARİHÇE

Selimiye Camii’nin kubbesi

Görsel: The original uploader was Stylommatophora at Wikimedia Com… · CC BY 4.0 Sultan'ın caminin yapılacağı şehir olarak neden Edirne'yi seçtiği kesin olarak bilinmemektedir. Evliya Çelebi Seyahatname adlı eserinde padişahın rüyasında İslam peygamberi Muhammed'i gördüğünü ve onun kendisinden Kıbrıs'ın fethi anısına bir cami yaptırmasını istediğini yazmıştır. Ancak caminin yapımına başlanmasından üç yıl sonra 1571'de fethedildiği bilindiğinden bu iddianın doğruluk payı olamaz. Bu konudaki daha gerçekçi yorumlarda ise o dönemde İstanbul'da yeni bir büyük camiye ihtiyaç duyulmadığı, Edirne'nin Rumeli'deki Osmanlı egemenliğinin merkezi konumunda olduğu ve Selim'in gençlik yıllarından beri şehre ayrı sevgi beslediğine dikkat çekilir.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Selimiye Camii” (sürüm 38080636), CC BY-SA 4.0 — kısaltılmıştır.

MİMARİ · İSTANBUL BOĞAZI

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı, İstanbul

Görsel: flowcomm · CC BY 2.0

Rumeli Hisarı (diğer adlarıyla Yenicehisar, Boğazkesen Hisarı, Yenikale, Başkesen Hisarı, Kara Kale), İstanbul'un Sarıyer ilçesinde, Boğaziçi'nde bulunan ve bulunduğu semte adını veren hisar. Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un Fethi'nden önce, Karadeniz'den gelebilecek saldırıları engellemek amacıyla İstanbul Boğazı'nın en dar (698 m) yerine, Anadolu yakasındaki Anadolu Hisarı'nın tam karşısına inşa ettirilmiştir. Hisar, 32 bin m²lik bir alana yayılmıştır. Doksan gün gibi kısa bir sürede tamamlanan hisarın üç büyük kulesi, dünyanın en büyük kale burçlarına sahiptir. Rumeli Hisarı'nın adı Fatih vakfiyelerinde Kulle-i Cedide; Neşri tarihinde Yenice Hisar; Kemalpaşazade, Aşıkpaşazade ve Nişancı tarihlerinde Boğazkesen Hisarı olarak geçmektedir. Mekânda uzun yıllar boyunca Rumeli Hisarı Konserleri düzenlenmiştir.

MİMARİSİ

Rumeli Hisarı’ndan bir görünüm

Görsel: Dosseman · CC BY-SA 4.0

On üç adet burç ve bunları birbirine bağlar duvarlarından oluşmuştur. En büyük üç kulesi isimlerini, inşasına nezaret eden paşalardan alır: Saruca Paşa, Zağanos Paşa ve Halil Paşa kuleleri. Zemin katları ile birlikte Saruca Paşa ve Halil Paşa kuleleri 9 katlı, Zağanos Paşa Kulesi ise 8 katlıdır. Saruca Paşa Kulesi'nin çapı 23,30 metre, duvar kalınlığı 7 metre, yüksekliği ise 28 metredir. Zağanos Paşa Kulesi'nin çapı 26,70 metre, duvar kalınlığı 5,70 metre, yüksekliği ise 21 metredir. Halil Paşa Kulesi'nin çapı 23,30 metre, duvar kalınlığı 6,5 metre ve yüksekliği de 22 metredir. Toplam alanı yaklaşık 125*250 m boyunda olup 32 bin m²lik bir alana yayılmıştır. Üç adet girişi vardır.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Rumeli Hisarı” (sürüm 37052281), CC BY-SA 4.0 — kısaltılmıştır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 38
Sayfa 38

MİMARİ · TÜRKİSTAN

Hoca Ahmed Yesevî Türbesi

Hoca Ahmed Yesevî Türbesi, Türkistan şehri (Kazakistan)

Görsel: Petar Milošević · CC BY-SA 3.0

Hoca Ahmed Yesevî Türbesi, (Kazakça: Қожа Ахмет Яссауи кесенесі, Qоjа Ахmet Yassaviy kesenesі) güney Kazakistan'da Türkistan şehrinde bulunur. Büyük Timur İmparatorluğu döneminde yapı 1389 yılında Timur tarafından yaptırılmıştır. Timur, Buhara'ya giderken yolda Türkistan'a uğraması icap eder. Türkistanlı Hoca Ahmed Yesevî rüyasına girer. "ey yiğit çabuk Buhara'ya git, oradaki zalim şahın eceli senin elinden, halk senden kurtuluş ümidi bekler" der. rüyadan uyanan Timur, şükrettikten sonra Türkistan hakimi nogaybak'i çağırtıp Ahmed Yesevî'nin mezarına çok güzel bir türbe yaptırılmasını emreder.

KONUMU

Ahmed Yesevî hanakâhı (2010)

Hoca Ahmed Yesevî Türbesi, Kazakistan'ın güney kesiminde günümüzde Türkistan (eski adı Hazret-i Türkistan) şehrinin kuzey-doğu kesiminde kervan yolu üzerinde, eskiden Hazret ve daha sonra Yesi olarak bilinen eski bir yerleşim yerinde konumlanır. Yapı, tarihi bir kale yakınında, şimdi Arkeolojik Sit alanındadır. Arkeolojik alan başka türbeleri, cami ve hamam gibi Orta Çağ yapıların kalıntıları içerir.

Görsel: Yuriy75 · CC BY-SA 3.0

TARİHİ

Türk ve İslâm dünyasının ortak hazinesi ve kültür değeri olan bu Külliyenin yenilenmesi, Kazakistan Devleti ile yapılan bir anlaşma sonucu Türkiye Cumhuriyeti üzerine almış ve 1993 yılında başlamış ve Öner Kabasakal'ın Başkanlığı döneminde TİKA uzmanlığı ile yeniden tamir edilmiştir.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Hoca Ahmed Yesevi Türbesi” (sürüm 37485111), CC BY-SA 4.0 — kısaltılmıştır.

MİMARİ · SEMERKANT

Registan

Semerkant Registan: Uluğ Bey Medresesi

Görsel: Arian Zwegers · CC BY 2.0

Registan, Orta Asya Türk mimarlığının nadir örneklerinden biridir. XV. asırda Emir Timur'un torunu Uluğ Bey tarafından kurulan, üzeri karolarla bezenmiş kapılara sahip üç ayrı medresenin bir arada bulunduğu, Semerkant'ın merkezindeki bir meydandır.

ETİMOLOJİ

Rēgistan adı Farsçada "Kumluk" ya da "Çöl" anlamına gelmektedir.

TARİHÇE

Registan meydanı (Kum ülkesi) Semerkant'ın merkezi konumunda idi. Meydan Üç medreseden ibarettir: Uluğ Bey Medresesi (15. yüzyıl), Şîrdâr Medresesi (17. yüzyıl) ve Tilla-Karı Medresesi (17. yüzyıl).

REGİSTAN MEYDANI YENİLEME ÇALIŞMALARI

Registan: Tillâ-Kârî Medresesi

Görsel: Bobyrr · CC BY-SA 4.0

Registan Meydanı yenileme çalışmalarına ancak kubbelerin kuvvetlendirilmesinden sonra başlanılabilmiştir. Sadece Tilla-Karı Camii'nde 120.000 metre küp toprak temizlenmiş ve dışarıya atılmıştır. Tarihte meydana gelen depremler neticesinde bir hayli zayıflayan tuğlalar çimento ile güçlendirilmiş ve Registan Meydanı günümüzde olası bir depreme karşı daha dayanıklı bir hale getirilmiştir.

Metin: Türkçe Vikipedi, “Registan” (sürüm 37216306), CC BY-SA 4.0 — kısaltılmıştır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 39
Sayfa 39

MİMARİ VE ESERLER

Eserler

Hive’den Saraybosna’ya, Delhi’den Budapeşte’ye; Türk dünyasının ortak mirasından kareler.

Ota darvoza — Kale, Özbekistan

Görsel: Petar Milošević · CC BY-SA 4.0

Nardaran Kalesi — Kale, Azerbaycan

Yengi-kend — Diger, Kazakistan

Görsel: En Merker · CC0

Görsel: Yuriy75 · CC BY-SA 3.0

Astanababa Türbesi — Turbe, Türkmenistan

Bişkek Merkez Camii — Cami, Kırgızistan

Görsel: Klaus Schönitzer · CC BY-SA 4.0

Görsel: Kober · CC BY-SA 4.0

Eser adları ve konumları Vikiveri kayıtlarından; görseller Wikimedia Commons’tandır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 40
Sayfa 40

ESERLER

Travnik Kalesi — Kale, Bosna Hersek

Görsel: Julian Nyča · CC BY-SA 3.0

İshak Çelebi Camii — Kulliye, Kuzey Makedonya

Tiran Kalesi — Kale, Arnavutluk

Görsel: Rašo · CC BY-SA 3.0

Görsel: Ardit Ajdini · CC BY-SA 4.0

Banyabaşı Camii — Cami, Bulgaristan

Terzi Köprüsü — Kopru, Kosova

Görsel: xiquinhosilva from Cacau · CC BY 2.0

Görsel: Julian Nyča · CC BY 3.0

Eser adları ve konumları Vikiveri kayıtlarından; görseller Wikimedia Commons’tandır.

TürkAta Dergisi Sayı 1, sayfa 41
Sayfa 41

ESERLER

Tuğlukabad Kalesi — Kale, Hindistan

Görsel: Shannon.Mathew · CC BY-SA 3.0

Sultan el-Guri Külliyesi — Cami, Mısır

Érd Minaresi — Cami, Macaristan

Görsel: Bilinmeyen yazar · Kamu malı

Görsel: Dominik Tefert at de.wikipedia · Kamu malı Bey Hamamı — Hamam, Yunanistan Qazan Nurı Camii — Cami, Rusya

Görsel: Soghomon Matevosyan · CC BY-SA 4.0

Görsel: Engelberthumperdink · CC BY-SA 4.0

Eser adları ve konumları Vikiveri kayıtlarından; görseller Wikimedia Commons’tandır.