EL SANATL ARI · SER AMİK
Çini ve İznik çinisi
Çini, bir yüzü sırlı, su geçirmez bir tabaka veya cam ile seramiğin ateşle birbirine kaynaştırılması sonucu ortaya çıkan levhadır.
İznik çinisi: gemi motifli testi (Louvre)
Görsel: Bilinmeyen ressam · Kamu malı
Çini, bir yüzü sırlı, su geçirmez bir tabaka veya cam ile madenî tozlar kullanılmıştır. Türk çini sanatının tarihi ilk seramiğin ateşle birbirine kaynaştırılması sonucu ortaya Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar çıkan levhadır.
dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe
TARİHÇE
=== Etimoloji === Kelimenin aslı Osmanlıca çînî (Çin'e ait, Çin işi) olup porselen sanatını dünyaya tanıtan Çinliler'e izafetle Çin isminden türetilmiştir.
sahip olduğunu göstermektedir. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır. Bursa'nın İznik ilçesinde başlamıştır. Orada yapımı azalınca Kütahya'da yapılmaya başlanmıştır.
ÜRETİMİ
Çini sanatı yapımında öncelikle kaolen, kum ve tebeşir gibi maddeler karıştırılır ve desenlerin işleneceği objeler oluşturulur. Bu maddelerden oluşan hamur şekillendirilerek kuruması için bir süre bekletilir. Arzu edilen sertliğe ulaşan
İZNİK ÇİNİSİ
İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Camii ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii'nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk'te (1472)
hamura astarlama işlemi yapılır.
görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya
TARİHİ GELİŞİMİ
mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik Çeşitli devir ve bölgelere göre teknik değişiklikler göstererek desenler kullanılmıştır. Bu dönemde, mimaride kullanılan zenginleşen çininin ilk örnekleri, tuğla üzerine renkli sırın kullanılması ile eski Mısır ve Mezopotamya'da oluşturulmuştur.
Sırlı levhaların İslâmiyet'ten önce Uygurlar tarafından kullanılmış olması bu tekniğin Türk sanatındaki köklü geçmişini gösterir. Fakat çini büyük bir teknik çeşitlenme ile sürekli gelişmesini asıl İslâm sanatında ve daha çok da İslâmiyet'ten sonraki Türk sanatında ortaya koymuştur.
Özellikle Sâmerrâ kazılarında bulunan Abbâsîler devrine ait yeşil ve sarı sırlı levhalar ile sır üstüne perdah (lüster)
teknikleri ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, duvar çinilerine kâşi, süs ve mutfak eşyası çinilere ise evâni deniliyordu. 16. yüzyılda İznik'te üretilen çinilerde gerek kalite ve gerekse desen üretiminde büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir.
Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır.
tekniğinde koyu kırmızı, kahverengi, sarı ve turuncu boyalarla
Metin: Türkçe Vikipedi, “Çini” (sürüm 37654082), “İznik çinisi” (sürüm 37549188), CC BY-SA 4.0 — dergi için derlenip kısaltılmıştır. Görsel sahipleri ve lisanslar görsellerin altındadır.