İçeriğe geç
14 Ekim 2026, ÇarşambaTarihe vefa, kültüre emanet.

Bilgi Merkezi / Rehber

Suriye-Filistin Cephesi

Suriye-Filistin Cephesi, I. Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın teşvikiyle Osmanlı ordusunun Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek ve Mısır'a yeniden hâkim olmak amacıyla açtığı stratejik bir cephedir. İngilizlerin Uzak Doğu sömürgeleriyle bağlantısını kesmeyi hedefleyen bu cephe, savaşın seyrine göre Süveyş'ten Nablus'a kadar gerilemiş; parlak muharebe zaferlerine rağmen ağır kayıplarla sonuçlanmıştır.

Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026

Tarih
1915-1918
Yer
Sina Yarımadası, Filistin, Suriye
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu ve Almanya / Britanya İmparatorluğu ve müttefikleri
Önemli Komutanlar
Cemal Paşa, Mustafa Kemal Paşa, Otto Liman von Sanders / Edmund Allenby
Sonuç
Osmanlı kuvvetlerinin Şam ve Halep üzerinden Anadolu'ya çekilmesi

Cephenin Açılması ve Stratejik Hedefler

Mısır, 1805'ten beri Kavalalı Hanedanı'nın yönetiminde fiilen bağımsız olsa da hukuken Osmanlı toprağıydı. 1882'deki Britanya işgali bu statüyü fiilen kısıtlamış, ancak hukuken değiştirmemişti. Osmanlı'nın savaşa girmesiyle Hidiv II. Abbas Hilmi Paşa'nın Osmanlı safında yer alması, Britanya'nın Mısır'daki hâkimiyetini pekiştirmesine ve bölgeyi protektora hâline getirmesine yol açtı.

Süveyş Kanalı, Britanya için Hindistan ve Uzak Doğu'ya giden en kısa deniz yoluydu. Osmanlı ve Almanya için ise bu kanal, Britanya iletişim hattının en zayıf noktasıydı. Kanalın savunulması güçtü; Kahire'den İsmailiye'ye uzanan tek demiryolu hattı, çölün ortasında stratejik bir darboğaz oluşturuyordu. Osmanlı ordusu, 1915'te Birinci Kanal Harekâtı ve 1916'da İkinci Kanal Harekâtı ile bu hedefe ulaşmaya çalıştı.

Kanal Harekâtları ve İlk Çatışmalar

Kasım 1914'te Britanya savunma kuvvetleri, Sina Yarımadası'nı tahliye ederek savunmayı kanalın batı yakasında yoğunlaştırdı. 30.000 kişilik bu kuvvet, Hint tümenleri ve süvari birlikleriyle destekleniyordu. Osmanlı tarafında ise 25. Tümen dâhil yaklaşık 25.000 asker hazır bekliyordu.

1915'teki Birinci Kanal Harekâtı, Osmanlı'nın Mısır'daki Britanya varlığına karşı ilk büyük taarruzu oldu. Ancak lojistik yetersizlikler ve çöl şartları, harekâtın başarıya ulaşmasını engelledi. İkinci Kanal Harekâtı da benzer sebeplerle sonuçsuz kaldı. Bu başarısızlıklar, cephenin giderek Filistin içlerine doğru kaymasına zemin hazırladı.

Gazze ve Birüssebi Savunması

1917 yılı, cephenin kaderini belirleyen kritik bir dönem oldu. İngiliz General Allenby, 27 Ekim 1917'de Gazze'nin bombardımanıyla taarruza geçti. Kara topçusuna denizden İngiliz ve Fransız gemileri de destek veriyordu. Aynı gün akşamı, Osmanlı cephesinin sol kanadını çökertmek için Beerşeba üzerine hücum edildi.

31 Ekim akşamı Albay İsmet Bey (İnönü) komutasındaki birlikler yenildi ve Birüssebi düştü. Bu kayıp, Osmanlı cephesini tehlikeli bir duruma soktu. 5 Kasım'da Gazze boşaltıldı ve 7 Kasım'da İngilizler şehri ele geçirdi. Osmanlı kuvvetleri Kudüs'e doğru çekilirken, İngilizler 15 Kasım'da Yafa'yı da aldı.

Kudüs'ün Düşüşü

Kudüs'te kuvvetli bir savunma hattı kuran Osmanlı birlikleri, Allenby'nin ilk taarruzunu durdurmayı başardı. Ancak İngiliz komutan, kuvvetlerini toparladıktan sonra 8 Aralık'ta yeniden taarruza geçti ve 9 Aralık 1917'de Kudüs düştü. İngiliz Başbakanı Lloyd George'un Noel hediyesi olarak Kudüs'ü istemesi, Allenby'nin bu zaferini sembolik açıdan daha da anlamlı kılıyordu.

Kudüs'ün kaybı, Osmanlı ordusunun maneviyatına ağır bir darbe vurdu. Mekke ve Bağdat'tan sonra düşman eline geçen üçüncü mukaddes şehir olan Kudüs, İslam dünyasında derin bir üzüntü yarattı. Bu tarihten sonra cephe, Nablus'a kadar geriledi.

Yıldırım Orduları Grubu ve Liman von Sanders

Kudüs'ün kaybından dört ay sonra, 25 Şubat 1918'de Falkenhayn'ın görevine son verildi ve Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına Otto Liman von Sanders atandı. Sanders, Enver Paşa'dan Irak'taki 6. Ordu'nun emrinden çıkarılmasını ve bazı Osmanlı subaylarını yanında götürmeyi talep etti; bu istekler kabul edildi.

Sanders, birlikleri teftiş ederek savunma düzenini yeniden kurmaya çalıştı. 7. Ordu karargâhının Nablus'tan Amman'a taşınmasına karşı çıktı ve karargâhı tekrar Nablus'a aldırdı. Ancak cephenin genel durumu hiç de iç açıcı değildi; İngiliz kuvvetleri 110.000 civarındayken, Osmanlı kuvvetleri ancak 46.000 kişiye ulaşabiliyordu.

1918 Savunma Muharebeleri

Allenby, 8-12 Mart 1918'de Nablus'a yönelik taarruzunda beklenmedik sert bir direnişle karşılaştı ve geri çekildi. Ardından 21 Mart'ta Şeria Nehri'ni geçerek El-Salt'ı ele geçirdi; ancak Amman'daki Osmanlı savunmasını bir hafta süren çetin muharebelere rağmen kıramayınca 1 Nisan'da geri çekildi. 30 Nisan'da ikinci bir deneme de başarısız oldu.

Bu başarısızlıklar, İngiliz kayıtlarında yer almamıştır. Mayıs ayından itibaren İngilizler, Batı Cephesi'ndeki Alman Bahar Taarruzu nedeniyle Filistin'deki en seçkin birliklerini Fransa'ya göndermek zorunda kaldı. 60.000 askerin ayrılması, Allenby'yi savunmaya geçmeye mecbur bıraktı.

Arap İsyanı ve Cephenin Çöküşü

Osmanlı'nın savaş boyunca Arap halkı üzerinde görece başarılı yürüttüğü Panislamizm propagandası, T. E. Lawrence'ın örgütlediği Arap İsyanı'nın Hicaz'dan Filistin'e girmesiyle çöktü. Emir Faysal komutasındaki Arap kuvvetleri, Hicaz Demiryolu'nu tahrip ederek Osmanlı'nın lojistik hatlarını kesti.

Kaynakların tükenmesi ve iç isyanların yayılması, Osmanlı ordusunu Nablus'taki son savunma hattında da tutunamaz hâle getirdi. Türk ordusu, Şam ve Halep üzerinden Anadolu'ya çekilmek zorunda kaldı. Cephe, bazı parlak muharebe zaferlerine rağmen Osmanlı için ağır kayıplarla ve başarısızlıkla sonuçlandı.

Vefa ile

Suriye-Filistin Cephesi, vatan topraklarının her karışında kanlarını döken atalarımızın azmini ve fedakârlığını gösteren bir destandır. Bugün o topraklarda yatan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, onların emanetine sahip çıkmanın onurunu taşıyoruz.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «Suriye-Filistin Cephesi» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.