Eski Türk anlatılarında gök tek düzlem değil, kat kat düşünülür. Dokuz sayısı bu katları anlatan kalıp ifadedir. Göğün yüksek katı Tengri ile ilişkilendirilir.
Bu tablo, bütün boylarda aynı şema halinde yazılmış bir ilmihal değildir. Sözlü kozmolojinin ortak bir sayısıdır.