

Pek çok kilise, manastır ve yaşam alanı kalıntılarının bulunduğu Güllüdere Vadisi, Göreme ve Çavuşin arasında kalıyor. Yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda yürüyüş yoluna sahip vadi, peribacalarının en iyi izlenebileceği trekking parkuru olmasından dolayı oldukça ünlü.
Kapadokya’da gezilecek yerlere Güvercinlik Vadisi ile devam ediyoruz. Adından da anlaşılacağı üzere Güvercinlik Vadisi, güvercinlerin yoğun olarak bulunduğu bir yer. Vadide, kayalara oyulmuş güvercinlik adı verilen yuvalardaki güvercinleri izleyebilirsiniz. Bu vadi aynı zamanda 4100 metrelik bir trekking vadisi.
Ürgüp-Nevşehir yolu üzerinde yer alan 5600 metrelik Zemi Vadisi, Güllüdere ve Güvercinlik Vadisi gibi doğa yürüyüşleri için tercih ediliyor. Vadiye gelmişken Sarnıç, Saklı, El Nazar ve Görkündere Kilisesi’ni görmeden dönmeyin.
4900 metre uzunluğundaki vadi, Kapadokya’daki balon turlarının uğrak noktası. Yürüyüş için uygun olan Aşk Vadisi, aynı zamanda Kapadokya’da gün batımını keyifle izleyebileceğiniz özel bölgelerden biri.

Şehir merkezine 5 kilometre mesafede yer alan Uçhisar, tüm Kapadokya’nın en yüksek noktası. Tüm kenti ayaklar altına seren Uçhisar’da, Uçhisar Kalesi’ne çıkarak Ürgüp, Ortahisar, İbrahimpaşa, Kızılçukur, Göreme, Avanos, Çavuşin, Çat ve Erciyes’e kadar büyük bir coğrafyayı panaromik olarak izleyebilirsiniz. Aşk Vadisi gibi gün batımı için tercih edebileceğiniz en iyi lokasyonlardan biri de burası.

Çanak, çömlek yapımıyla adından sıkça bahsettiren Avanos’ta gezilecek yerler oldukça fazla. Seramik atölyelerinden arta kalan zamanlarda Avanos gezilecek yerler listenize Paşabağ’ı, Devrent Vadisi’ni, Çavuşin Köyü’nü ve Güray Müze’sini ekleyebilirsiniz.
Kapadokya gezilecek yerler listemize Paşabağ ile devam edelim. Kapadokya tarihine ışık tutan Göreme Açık Hava Müzesi ile Zelve Açık Hava Müzesi’ne oldukça yakın bir konumda yer alan Paşabağ, tarihte Hristiyan din adamları tarafından inzivaya çekilme ve korunma amaçlı kullanılmış. Bu özelliğinden dolayı Rahipler Vadisi olarak bilinen Paşabağ, yüzyıllar önce Hristiyanlar için önemli bir din merkezi olmuş. Geçmişten izleri keşfedebileceğiniz vadide şapkalı peribacası oluşumlarının ilginç örneklerini de göreceksiniz.
Devrent Vadisi’nde ise çok sayıda hayvan ve insan şekline benzeyen peribacasını inceleyebilirsiniz. Nevşehir Kapadokya’nın meşhur deve figürünün belirdiği peribacası da bu bölgede. Uzaktan elleri açık rahibeye benzeyen Meryem Ana peribacasını da buraya gelmişken mutlaka ziyaret edin.
Kapadokya gezilecek yerler listesinde baş sıralarda yer alan Göreme’ye 2 kilometre uzaklıkta bulunan Çavuşin Köyü, Kapadokya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri. Tarihi 5. yüzyıla dayanan, Hristiyan dervişlerinin ve topluluklarının yaşadığı köyün en eski yapısı Vaftizci Yahya Kilisesi’sini mutlaka görmelisiniz.
Dünyanın ilk ve tek yeraltı seramik müzesi olan Güray Müze, Kapadokya’nın binlerce yıllık zengin kültür birikimini, dünyanın birçok yerinden gelen ziyaretçilere tanıtıyor. Müzede çömlekçilik ve seramik sanatının tarihi süreçteki gelişimini öğrenebilir, çömlek yapım derslerine katılabilirsiniz.

Kapadokya turu yaparken Üç Güzelleri es geçmez olmaz! Buranın simgesi haline gelmiş, ikisi büyük biri küçük peribacasından oluşan Üç Güzeller, Kapadokya gezilecek yerler listenizde mutlaka olmalı.
Kapadokya’nın bozulmamış yöresel köy yaşamını sürdüren Ortahisar, tüf kaya ve çevresine oyulmuş evlerden oluşuyor. Bu yapıların dışında Ortahisar’a gelmişken Tavşanlı, Sarıca, Cambazlı, Harim, Balkan Deresi kiliselerini, Ortahisar Kalesi’ni ve Hallaç Dere Manastırı’nı görmelisiniz.
Dik yamaçlara kurulu üç vadiden oluşan Zelve, sivri uçlu peribacalarının en yoğun olduğu bir bölge. Açık Hava Müzesi’ne sahip Zelve’de aynı zamanda 9. ve 13. yüzyılda Hristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biriymiş. Zelve’de Balıklı, Üzümlü ve Geyikli kiliselerini ve manastırları gezebilirsiniz.
Ürgüp’e bağlı Mustafapaşa, geçmişte Hristiyanların yoğun olarak yaşadığı bir bölge olmuş. Bu nedenle de çok sayıda kilise ve şapele ev sahipliği yapıyor. Ürgüp’te gezilecek yerler içinde öne çıkan Mustafapaşa’da; Aziz George, Aziz Vasilios, Aziz Stefanos, Konstantin ve Helena Kilisesi ile Aziz Basil Şapeli yer alıyor.

İlk yerleşimin 4. yüzyılda başladığı bilinen, tarihi oldukça eskiye dayanan Ihlara Vadisi, ilginç yapısıyla gelenleri büyülüyor. Melendiz Çayı’nın burada 14 kilometre uzunluğunda ve ortalama 200 metre derinliğinde bir kanyon oluşturmasıyla ortaya farklı bir coğrafya çıkmış. Bu coğrafyaya konumlanan kayalara oyulmuş freskli kiliseler ortamı daha da etkileyici hale getiriyor.

Yerin 20 metre altında, tüf kayalara oyulmuş, 8 katlı ortalama 5000 kişi kapasiteli olan bu yeraltı şehrinin tarihi M.Ö 3000 yılına kadar uzanıyor. Hititlerin inşa ettiği bilinen şehirde, koridorlarla birbirlerine bağlantılı oda ve salonlar, su mahzenleri, mutfak, kilise yer alıyor.
Toplamda 4 kilometrekarelik alana sahip olsa da 2,5 kilometrekarelik alanı ziyaret edebileceğiniz bu yeraltı şehrinde, yerin altına doğru 8 kat gezebilirsiniz. Derinkuyu yeraltı şehrinde, büyük bir topluluğu barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekanlar var. Mutfak, odalar ve salonlar dışında bu yeraltı şehrini diğerlerinden ayıran alanlar ise günah çıkarma yeri ve vaftiz havuzu gibi bölümler. Kapadokya yeraltı şehirlerini gezerken binlerce insanın yeryüzüne çıkmadan uzun yıllar burada nasıl yaşadığına şaşıracaksınız.

Kapadokya gezi rehberimizde çok fazla yer var. Buna ek olarak Ürgüp ve Göreme gezilecek yerler listesi de bir hayli dolu. Dolayısıyla burayı hakkıyla gezip tanıyabilmek için bir süre bölgede konaklamak şart. Şanslısınız ki Kapadokya, konaklama açısından size oldukça otantik ve özgün seçenekler sunuyor. Buraya geldiğinizde; Ürgüp, Göreme, Avanos, Uçhisar ya da Ortahisar bölgelerinde yer alan otel veya pansiyonlarda kalabilirsiniz. Kapadokya’da konaklama bölgesini seçerken kafanız karışıyorsa şöyle söyleyelim ki Ürgüp ve Göreme turistler tarafından en çok tercih edilen bölgeler. Diğerlerine kıyasla daha sakin olan Uçhisar ve Ortahisar ise tatilde balon turu, doğa yürüyüşü, bisiklet turu gibi aktiviteler yapmak isteyenler için ideal.
Kısacası her bölgenin kendine has bir dokusu, özelliği var. Tatil konseptinize uyacak bölgeyi seçtikten sonra Kapadokya’nın büyüsüne tam olarak kapılmak için mağara oda ya da kemerli oda gibi alternatifleriyle sıra dışı bir tatil vadeden mağara otelleri keşfetmenizi öneririz!
Bu mistik coğrafyanın; yeraltı şehirlerini, peri bacalarını, yöresel lezzetlerini ve derin vadilerini keşfetmek için Nevşehir Kapadokya uçak bileti almaya ne dersiniz?

Türkiye’nin en önemli turistik duraklarından olan Kapadokya, İç Anadolu’nun tam kalbindeki Nevşehir ilinde yer alıyor. Bunun yanında Kayseri, Niğde, Kırşehir ve Aksaray şehirlerinin bir kısmını da kapsıyor.
Kapadokya’nın mistik atmosferi, sofralarına da yansıyor. Bölgenin yetiştirdiği ürünlerle hazırlanan nefis Kapadokya yemekleri, ziyaretçiler için gerçek bir ziyafet deneyimi! Öyle ki Kapadokya seyahatinizde, “yemeden dönmeyin” diye özellikle belirteceğimiz kuzu eti ve sebzelerle hazırlanan meşhur testi kebabının tadına mutlaka bakın. Kayısı yahnisi, bir çeşit keşkek olan gendirme, düğü çorbası, ayva dolması, zerdeli pilav, kuru kaymak ve un helvasının aşırı lezzetli bir çeşidi olan dolaz da tadılması gereken lezzetler arasında.
Kapadokya her mevsim muhteşem bir atmosfer sunsa da karasal iklimin karakterini cömertçe sergilediği bölgeye gitmek için en uygun zaman ilkbahar ve sonbahar ayları. Yazın çok sıcak kışın ise çok soğuk olan bölgede; ılık bir havanın hakim olduğu bahar ayları, Kapadokya gezilecek yerleri keşfederken seyahatinize konfor ve güzellik katacaktır.
Kapadokya, pek çok şehrin kavşak noktasında bulunuyor. Dolayısıyla buraya hem karayolu hem de havayoluyla ulaşabilirsiniz. Komşu şehirlerden Kapadokya’ya direkt otobüs seferleri mevcut. Havayoluyla gelmek istediğiniz takdirde de bölgeye hemen hemen aynı uzaklıkta yer alan Nevşehir Kapadokya ya da Kayseri Havalimanı’nı tercih edebilirsiniz!
Nevşehir ya da Kayseri uçak bileti alarak Kapadokya’ya gitmek için araç kiralayabilir ya da servis araçlarını veya taksileri kullanabilirsiniz.
Kapadokya’yı farklı mevsimlerde deneyimlemek istiyorsanız gerekli önlemleri alarak kusursuz bir seyahat yaşayabilirsiniz. Örneğin Kapadokya’da kış ayları genellikle kar yağışlı, sert ve soğuk geçiyor. Bu nedenle kışın bölgeye giderken termal mont, içlik, kazak, kalın pantolonlar, atkı ve berenizi mutlaka yanınıza almanızı öneririz. Bahar ve yaz aylarında ise bölge gündüz oldukça sıcakken gece hava sıcaklığı birden düşer. Dolayısıyla ince tişörtler, güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü gibi eşyaların yanında mevsimlik montlara; triko ve hırkalara bavulunuzda yer açmanızı tavsiye ediyoruz.
Kapadokya’da yapılacak o kadar güzel aktiviteler var ki hangisinden başlasak bilemiyoruz. Biz de size yardımcı olmak için dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bu Kapadokya’da gezilecek yerleri ve mutlaka yapmanız gereken öncelikli aktiviteleri bir araya getirdik. Aralarından seçim yapın ya da hepsini deneyimleyin!
Doğa ve tarihle iç içe kusursuz bir deneyim: Kapadokya’da gezilecek yerler
Yorum Yaz