
Yayin Tarihi 19 Nisan, 2011
Kategori AHMED YESEVÎ VE DİVAN-I HİKMET
DİVAN-I HİKMET
10. Hikmet Hakk Teala fazlı ile ferman eyledi İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Altmış üç yaşta sünnetlerini sıkı tutup İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Yer üstünde ölmeden önce diri öldüm Altmış üç yaşta sünnet dedi işitip bildim Yer altında canım ile kulluk eyledim İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Erenlerden feyz ve fetih alamadım Yüzyirmibeş yaşa girdim bilemedim Hakk Teala’ya ibadelerini kılamadım İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Olur muyum Muhammed’in has ümmeti Ümmet dese asilerin hoş devleti Baldan tatlıdır bana bu mihneti İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Bizler için canlar çekti o Muhammed Ümmet olsan gam yemezsin sahte ümmet Gece gündüz elde ettikleri yeme-içme ve işret İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Elli yaş da ses geldi ölmek kolay Şartı odur sende olsan iman nuru Sabahla gitsen cemaline eyler konuk İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Ey müminler bu dünyanın sonu yok Doğru bilirsen asla bunun yalanı yok Kim bilmese vallahi onun imanı yok İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Aslım toprak, neslim toprak, her şeyden aciz Basıp geçsen kirli cismin kılacağı ar Kim ar etse şeytan kavmi havası var İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Gerçek zakire Allah kendi eyledi rahmet Sabahla varsa cennet içinde verir hilat Mahşer günü cemal görüp sorunca devlet İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Kul olsan sıkıntı çek gafil insan Akıllı isen ganimetdir sana şu dem Emanetdir aziz canın yürüme gamsız İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Altmışüç yaşta sünnet oldu yere girmek Resul için iki alem berbat edivermek Aşıkların sünnetidir diri ölmek İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Ümmet olsan işitip canını vermez misin? Mustafa’ya canını kurban eylemez misin? Can ne olacak, imanını vermez misin? İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed Kul Hoca Ahmed altmışüç yaşta gaib oldu Edebi koruyup Mustafa’ya naib oldu Sultan oldu, sıkıntı çekip tayyib oldu İşitip okuyup yere girdi Kul Hoca Ahmed 11. Hikmet Ey dostlar temiz aşkını ele aldım Bu dünyayı düşman tutup yürüdüm ben işte Yakam tutup hazretine sığınıp geldim Aşk kapısında Mansur gibi oldum ben işte Aşk yolunda aşık olup Mansur geçti Belini bağlayıp Hakk işini sıkı tuttu Melametler ihanetler çok işitti Ey müminler hem Mansur oldum ben işte Aşık Mansur “Enel Hakk’i dile getirdi Cebrail gelerek “Enel Hakk”ı beraber söyledi Cebrail gelerek başın ver deyip yola saldı Darağacına asılıp cemalini gördüm ben işte Mansur gelince darağacı eğilip kendi aldı Batın gözü açık olanlar hayran kaldı Işık salıp Allah kendisi nazar eyledi Ey sevgili deyip cemalini gördüm ben işte Nida geldi o darağacına çok boğma” diye “Sıkı dur her yan bakıp sen ağma” diye Taşa dedi “Emrimi tutup sen değmeyesin” Levh-i Mahfuz tahtasında gördüm ben işte Üçyüz molla yığılıp yazdı çok rivayet Şeriatdır ben de yazayım bir rivayet Tarikatda hakikatda haktır himaye etmek Başımı verip Hakk sırrını bildim ben işte “Enel Hakk’ın manasını bilmez cahil Bilge gerek bu yollarda mertlerin denizi Akıllı kullar Hakk yadını dedi sevgili Candan geçip Sevgili’yi sevdim ben işte İma eyledim bilge olsa ibret alsın Zahir ilminden yazıp söyledim işaret kalsın İnci gevher sözlerimi gönlüne koysun Halden deyip aşıklara verdim ben işte Sahibsiz Mansur hor görülmekle oldu tam Bir söz ile dostlardan oldu ayrı Kalb halini hiç kimse bilmez Tanrım tanık Kanlar yutup ben hem tanık oldum ben işte Şeyh Mansur’un “Enel Hakk”ı yersiz değil Yolu bulan bize benzer günahkar değil Her soysuzlar bu sözlerden haberli değil Haberli olup Hakk kokusu aldım ben işte Bir gece seherde garip Mansur çok ağladı Işık salıp Allah kendisi rahmeyledi Ondan sonra kırklar bakarak şarap verdi Bilgelere bu sözleri dedim ben işte Cahillere essiz sözüm hayfı hikmet İnsanım deyip belini bağlar hani himmet Dünya için birbirine eylemez şefkat Zalimlere esir olup öldüm ben işte Zalimlerde had ne ola bizde günah Dervişlerin huyu kötü, geçmez dua O sebepten sultan kılar bize cefa Ayet hadis anlamından söyledim ben işte Zalim eğer cefa eylese Allah de Elini açıp dua eyleyip boyun eğ Hakk yardımına yetmez olsa endişe eyle Hakk’dan işitip bu sözleri söyledim ben işte Zalim eğer zulüm eylese bana ağla Yaşını saçarak bana sığınıp belini bağla Haram şüphe terk ederek yürek dağla Zalimlere yüzbin bela verdim ben işte Zalimlerin yakınlığı nedir ben yaratan Yaradan’ı aklına getirmeden sen unutan Benden vazgeçip zalimlerin elini tutan Zalimlere kendim kıymet verdim ben işte Sana ceza Yaradan’a yalvarmadın Allah deyip geceleri kalkıp inlemedin Gerçeklerden sözler söyledim işitmedin Zalimlerin elini uzun kıldım ben Ey habersiz Hakk’â gönül yürütmedin Dünya haram ondan gönül soğutmadın Nefsden geçib Allah’a doğru yönelmedin Bu nefs için ağlamaklı ve şaşkın oldum ben işte Zalimleri şikayet etme zalim kendin Huyun riya etki etmez halka sözün Dünya malını dolu verdim doymaz gözün Harisleri “Siccin” içine saldım ben işte Kızıl dudağı hareketlenip söyledi seni Can ve kalbim ümmetlerinin gözünün aydınlığı Hakk’a kul bana ümmet olan hani Gerçek ümmetin sinesine koydum ben işte Kul Hoca Ahmed Hakk sözünü söyleyip geçti Aynel-yakin tarikatta bozlayıp geçti İlmel-yakin Şeriatı gözleyip geçti Hakkel-yakin hakikatından söyledim ben işte 12. Hikmet Allah Teala aşıklara verdi aşkını Şükreden olup tutuşup yandım ben işte İki alem gözlerime haşhaş tanesi Görünmedi yalnız Hakk’ı sevdim ben işte Candan geçip yalnız Hakk’ı cana kattım Ondan sonra derya olup dolup taştım Lamekan-ı seyrederek makam aştım Dünya ardında yüzbin talak koydum ben işte Hakk önünde en üstün akıl bile duramaz Aşk şiddeti coşsa bir an durmaz Kelebek gibi kor haline gelip kendini bilmez Bu sırları Sevgili’den duydum ben işte Tarikatın yollarının ötesi çok Temiz aşkını ele almadan yürüyüp olmaz Cemalini görse olmaz gece gündüz uyuyup Hiç uyumadan cemalini gördüm ben işte Tarikatın yolu çetin sonsuz şaştım Başım kurudu Pir-i Kamil’e kaçtım Pir eteğin tutup batın gözünü açtım Rezil olup yollar gezip yürüdüm ben işte Tarikatın yollarıdır çetin azap Bu yollarda nice aşık oldu toprak Aşk yoluna her kim girse hali harap Erenlerden yolu sorup yürüdüm ben işte Tarikatın yollarıdır sonsuz yüce Nasib kılan kuluna oldu yakın Zerresine dayanamaz yedi cehennem Ey dostlar aziz candan doydum ben işte Hakikatın anlamına yeten kişi Şaşkın tutuşup yanar içi dışı Kanlar akar gözlerinden akan yaşı Gözyaşımı armağan eyleyip vardım ben işte Şeriattır aşıkların efsanesi Arif aşık tarikatın inci tanesi Nereye gitse Sevgili’si, evdeşi Bu sırları arş üstünde gördüm ben işte Aşkın bağını gezmeden aşık olunmaz Hakirlik-ağlamaklık çekmedikçe nefsin ölmez Bir damlaya razı olmadan o inci olmaz Razı olup has cevherinden aldım ben işte Aşk ateşine yanan aşığın rengi uçar Ahirete doğru çekip alıp burada geçer Burada olan düğümlerini orada açar Rasul dünya leştir dedi bıraktım ben işte Gerçek aşıkların rengi soluk Aynaya göz atsa ondan parlak Özü hayran gönlü viran gözü yaşlı Kudretine hayran olup kaldı ben işte Allah dedi “Çok ağlasan göresin Beni Ağlayıp inlesen kulum deyip söyleyim seni Candan geçip beni isteyen aşık hani…” İlham geldi gerçek kulağa aldım ben işte Gerçek gönülde yananlara cemal armağan Yalancı aşık yola girse her şey hata Gerçek aşığın gözü yaşlı bedeni bükük Bükük olup yer altına girdim ben işte Hakikatli gerçek aşığa armağan vereyim Mahşer günü nasılsın deyip halini sorayım Şefaatçi olup şefaati kendim kılayım Rahmetinden ümid tutup geldim ben işte Kul Hoca Ahmed Hakk zikrini söyle daima Hakk’dan korkup dinmeden ağla boyuna Namaz kılıp oruç tutup her sabah akşam Böyle yapıp muradıma erdim ben işte Kaynak: divanihikmet.net Yorumlar
5) DİVAN-I HİKMET (10-12) –
Yorum Yaz