sv

1912: Mustafa Kemal’in İlk Büyük Meydan Okuması

19 Okunma

Mustafa Kemal, 1911–1912 Trablusgarp Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki son toprağını savunmak için Libya’ya geçti. Düzenli birliklerin yetersizliği karşısında, yerel halkı örgütleyerek direnişi ayakta tuttu.

Bu cephe, onun askerî zekâsının ve teşkilatçılık yeteneğinin ilk ciddi sınavı oldu. 1912 yılı, hem direnişin en yoğun dönemini hem de Balkanlar’daki gelişmeler nedeniyle mücadelenin buruk bir şekilde sona erişini simgeler.

1911’in sonunda “Şerif” takma adıyla, gazeteci kimliği altında gizlice bölgeye ulaşan Mustafa Kemal, kısa sürede Tobruk ve Derne çevresinde sorumluluk üstlendi. Düzenli bir orduya sahip olmamasına rağmen, Arap kabilelerini bir araya getirerek İtalyanlara karşı organize etti; onları modern savaş yöntemleriyle eğitti.

11 Mart 1912’de Derne Komutanlığı görevine getirildi. Sayıca ve teknoloji bakımından üstün olan (uçak ve zırhlı araç kullanan) İtalyan kuvvetlerini sahil hattına sıkıştırmayı başardı. Küçük çaplı fakat etkili baskınlarla düşmanın moralini zayıflattı ve iç bölgelere ilerlemesini engelledi. Aynı dönemde Enver Paşa gibi genç subaylarla birlikte İtalyan ilerleyişi fiilen durduruldu.

1912 başlarında gerçekleşen ve tarihin ilk hava bombardımanlarından biri kabul edilen bir saldırı sırasında, yakınına düşen bombanın savurduğu taş parçaları sol gözünden yaralanmasına yol açtı. Bu rahatsızlık, hayatı boyunca zaman zaman etkisini gösterecekti.

Ancak 1912 sonbaharında Osmanlı Devleti iki cephede birden baskı altına girdi. İtalya, Trablusgarp’ta sonuç alamayınca On İki Ada’yı işgal etti ve Çanakkale üzerinde baskı kurmaya başladı. Ardından Balkan Savaşları’nın patlak vermesiyle durum daha da ağırlaştı. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 15 Ekim 1912’de Uşi Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı. Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya bırakıldı. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları İstanbul’a çağrıldı.

Trablusgarp tecrübesi, Mustafa Kemal’in ilk fiilî savaş deneyimidir. Burada kazandığı halkı ortak bir hedef etrafında toplama ve sınırlı imkânlarla sonuç alma becerisi, ileride Milli Mücadele’nin temel dayanaklarından biri olacaktır. Aynı zamanda bu cephe, onun emperyalizme karşı duruşunun da başlangıç noktasıdır.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

1912: Mustafa Kemal’in İlk Büyük Meydan Okuması

casino siteleri

sarıyer eşya depolama