e
sv

4) DİVAN-I HİKMET (7-9) –

54 Okunma — 19 Nisan 2011 14:26
4)-divan-i-hikmet-(7-9)-–-yeniden-ergenekon
avatar

admin

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Yayin Tarihi 19 Nisan, 2011 
Kategori AHMED YESEVÎ VE DİVAN-I HİKMET

DİVAN-I HİKMET

 

7. Hikmet “Kul huvallâh, sübhânallâh”ı vird eylesem Bir ve Var’ım cemalini görür müyûm? Baştan ayağa hasretinde feryad eylesem, Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Ellibirde çöller gezip otlar yedim; Dağlara çıkıp, tâat kılıp gözümü oydum; Cemalini göremedim, candan doydum; Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Elliiki yaşta geçtim ev-barktan; Ev-barkım ne görüne belki candan; Baştan geçtim, candan geçtim, hem imandan; Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Elliüçte vahdet şarabından nasip eyledi; Yoldan azan günahkar idim, yola saldı; “Allah” dedim, “Lebbeyk!” diyerek elimi aldı Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Ellidörtte bedenlerimi ağlar eyledim Mârifetin meydanında dolandım İsmâil gibi aziz canımı kurban eyledim Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Ellibeşte cemal için dilenci oldum Kavruldum, yandım, gül gibi ta ki yok oldum Allah’â hamdolsun cemal arayıp eda oldum Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Ellialtı yaşa ulaştı dertli başım Tevbe eyledim, akar mı ki gözden yaşım; Erenlerden nasip almadan taş gönülüm Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Elliyedi yaşta ömrüm yel gibi geçti Ey dostlar, amelsizim, başım kurudu Allah â hamd olsun, pir-i kamil elimi tuttu Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Ellisekiz yaşa girdim, ben habersiz Kahhar Malik’im nefsimi eyle zir ü zeber Himmet versen, kötü nefsime vursam teber Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Ellidokuz yaşa ulaştım, feryad ve figan Can verirken cananımı akla, getirmedim Ne yüz ile sana söyleyeyim, eyle azâd; Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Gözümü yumup tâ açınca erişti altmış Bel bağlayıp ben eylemedim bir iyi iş; Gece gündüz gamsız yürüdüm ben, yaz ve kış; Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Altmışbirde pişmanım günahımdan Ey dostlar, çok korkuyorum İlah’ımdan; Candan geçip kurtuluş dileyim Allah’ımdan Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Altmışiki yaşta Allah ışık saldı; Baştan ayağa gafletlerim yok eyledi Canım, gönlüm, aklım, şuurum “Allah!” dedi Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Altmışüçte çağrı geldi; “Kul yere gir!..” Hem canınım, cananınım, canını ver Hu kılıcını ele alıp nefsini kır Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm?   Kul Hoca Ahmed, nefsi teptim, nefsi teptim; Ondan sonra cananımı arayıp buldum; Ölmeden önce can vermenin derdini çektim Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm? 8. Hikmet Sabah erken pazartesi günü yere girdim Mustafa ya matem tutup girdim ben işte Altmışüçte sünnet dedi işitip bildim Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Yer üstünde dostlarım matem tuttu Bütün alem “Sultanım” deyip nara çekti Hakk’ı bulan gerçek sufiler kanlar yuttu Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Elveda deyip yer altına adım koydum Aydın dünyayı haram kılıp Hakkı sevdim Zikrini söyleyip yalnız olup yalnız yandım Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   “Taha” okuyup akşam ve geceler kaim oldum Gece namaz gündüzleri oruçlu oldum Bu hal ile yer altında daim oldum Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Altmış gece altmış gündüz bir kez yemek Tan atana kadar namaz kılıp bir kez selam Altmışüçte oldu ömrüm sonunda tamam Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Hakk Mustafa ruhu gelip oldu imam Bütün varlık yer altında oldu köle Çok ağladım Hakk Mustafa verdi müjde Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Mirac gecesi “Gözümün nuru evlad… ” dedi Elimi tutup “Ümmetimsin ümmet” dedi “Sünnetimi sıkı tutasın gönüldaşım” dedi Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   “Kıyamette yol kaybedersen yola salayım Muhammed deyip susamış olsan elini tutayım Evladım deyip elini tutup cennete girdireyim…” Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Ey dostlar bu sözü işitip şevkim arttı “Ümmet” dedi, iç ve dışım nura battı Nurunu salıp cemalini Hakk gösterdi Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Cemalini görüp ruhum uçup arşa kondu Musa gibi varlığım tutuştu yandı Mecnun gibi eş ve dosttan kaçıp saklandı Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Yer altında eziyet çektim çok zorluk Döşek yastık taştan yapıp çektim sıkıntı Ey dostlar bu dünyada yok dinlenmek Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Ta zorluk çekmedikçe vuslatı nerede?.. Hizmet kılmadan hal derdi olmaz peyda Can ve gönlünü kılmadıkça Hakk’a tutkulu Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Yer altına girdim ise kendimden geçtim Gözümü açınca Mustafa’yı hazır gördüm İsyan ve cefa eden ümmetlerin halini sordum Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   “Ey evlad benden sorsan hani ümmet,” “Ümmet” dedi göğsüm dolarak hasret yarası “Ümmet için çok çekiyorum Hak’dan külfet” Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Ümmetlerimin günahlarını her Cum’â affet Alıp geleyim ya Muhammed sen bunu ayır Ta ki ağlayıp secde eyleyim Tanrı ya affet Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Her Cum’a affet ümmetlerin günahını Alıp geleyim ya Muhammed gör bunu Ümmetlerin neler kılar Ahmed senin Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Ben melekten utanç duyarım ey ümmetim Yaratan’dan korkmaz mısın düşük himmetim Gece yatmadan ibadet etsen hoş devletim Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Yer altına girdim dostlar iradesiz “Amin” deyiniz âl, ashab ve çehar-yar Ümmetlerin suçunu bağışla Allah’ım Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte   Kul Hoca Ahmed ben ikinci defteri söyledim İki alem eğlencelerini meye sattım Ölmeden önce can acısının zehrini tattım Mustafa’ya matem tutup girdim ben işte 9. Hikmet Ey dostlar hasb-i halimi söyleyeyim Ne sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim Gerçek dertliye bu sözümü bildireyim O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Kabir içinde gece-gündüz ibadet eyledim Nafile namaz kılıp adet eyledim Her ne cefa gelse ona dayandım O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Kabir içinde Mustafa’yı hazır gördüm Selam verip edep ile şaşırıp kaldım Asi-cafi ümmetlerinin halini sordum O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Kabre girmek Rasulullah sünnetleri İbadet eylemek Hakk Rasulû’nün adetleri Gariplere rahmet eylemek şefkatleri O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Ümmet olsan gece-gündüz dinmeden ağla Bağrın pişip ciğerini deşip yürek dağla Ecel gelse mertler gibi belini bağla O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Bir gün senin ömrünün yaprağı sararınca Ecel gelmeden tevbe eyle ey cahil Meğer sana rahmet eyleye Azim Yezdan O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Gerçek dertlinin işidir söz ve icraat Gözyaşıdır Hakk karşısında niyaz armağanı Gece-gündüz dinmeden oruç, namaz kıl O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Ey evlad ümmetlerin derdi örter Yanlış, noksan günahları dağdan artar Dini bırakıp dünya malını kendine çeker O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Kul Hoca Ahmed tekbir deyip sohbete başla Hay u heves, ben-benliği uzağa gönder Seherlerde dört dövünüp dinmeden çalış O sebepten Hakk’tan korkup kabre girdim   Kaynak: divanihikmet.net Yorumlar

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

4) DİVAN-I HİKMET (7-9) –

casino siteleri

sarıyer eşya depolama