
Yayin Tarihi 19 Nisan, 2011
Kategori AHMED YESEVÎ VE DİVAN-I HİKMET
DİVAN-I HİKMET
4. Hikmet Hoş gâipten kulağıma ilham geldi; O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Bütün ulular toplanıp gelip armağan verdi; O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Ben yirmiiki yaşta fâni oldum; Merhem olup gerçek dertliye deva oldum; Sahte âşık-gerçek aşığa tanık oldum; O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Ey dostlar, yaşım yetti yirmiüçe Yalan dava, ibadetlerim tamamı boş Kıyamet günü neyleyim çıplak, şaşı O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Ben yirmidörde girdim, Hakk’tan uzak Ahirete varır olsam, hani hazırlık Öldüğümde toplanıp vurun yüz bin sopa O sebepten Hakk’â sığınıp geldim ben işte. Cenazemin arkasından taşlar atın; Ayağımdan tutup sürüyerek kabre götürün “Hakk’a kulluk kılmadın” deyip çekiştirip tepin O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Günah ile yaşım yetti yirmi beşe Sübhan Rabbim, zikr öğretip göğsümü deş; Göğsümdeki düğümleri sen kendin çöz; O sebepten Hakk’â sığınıp geldim ben işte. Ben yirmialtı yaşta sevda eyledim Mansur gibi cemal için kavga eyledim Pirsiz yürüyüp dert ve sıkıntı peyda eyledim O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Ben yirmiyedi yaşta Pir’i buldum; Her ne gördüm perde ile sırrı örttüm Eşiğine yaslanarak izini öptüm; O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. Ben yirmisekiz yaşta âşık oldum Gece yatmayıp, mihnet çekip sâdık oldum; Ondan sonra dergâhına lâyık oldum; O sebepten Hakk’â sığınıp geldim ben işte. Yirmidokuz yaşa girdim, halim harab Aşk yolunda olamadım misali toprak Halim harab bağrım kebab, gözüm dolu yaş O sebepten Hakk’â sığınıp geldim ben işte. Otuz yaşta odun eyleyip yandırdılar Bütün ulular toplanıp dünyayı bıraktırdılar Vurup, çekiştirip dünya derdini bıraktırdılar O sebepten Hakk’â sığınıp geldim ben işte. Kul Hoca Ahmed dünyayı bıraksan, işin biter Göğsündeki çıkan âhın Arş’a yeter; Can verirken Hakk Mustafa elini tutar O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte. 5. Hikmet Birdenbire durduğum yerde bütün ulular Hakk aşkını gönlüm içine saldı dostlar Hızır Babam hazır olup lutf ederek Yardım edip, elim tutup aldı dostlar Otuz birde Hızır Baba’m mey içirdi; Vücudumdan şeytanı temiz kaçırdı; Sevdalandım, günahlarımı Hakk affetti Ondan sonra Hakk yoluna saldı dostlar. Otuziki yaşda ulaştı Hakktan ferman: Kulluğa kabul eyledim, olma mahzun Can verirken vereyim sana iman nuru” Garip canım mutlu olup güldü dostlar. Hâlıkımdan haber erişti, şükreden oldum; Her kim çekiştirdi, belki tepdi, sabreden oldum; Bu âlemde hiç uyumayıp hazır oldum; Hayuheves, ben-bencillik gitti dostlar. Otuzüçte saki olup mey paylaştırdım Şarap kadehini ele alıp doyasıya içtim; Ordu hazırlayıp şeytan ile ben vuruştum Allah’a hamd olsun, iki nefsim öldü dostlar. Otuzdörtte âlim olup bilge oldum; Hikmet söyle!” dedi Rabbim, söyler oldum; Kırklar ile şarap içtim, yoldaş oldum; İç ve dışım Hakk nuruna doldu dostlar. Otuzbeşte mescide girip devran sürdüm İsteklilere aşk dükkanını dopdolu kurdum; Eğri yola her kim girdi, çekiştirdim, vurdum; Aşıklara Hakk’tan müjde ulaştı dostlar. Otuzaltı yaşta oldum kemal sahibi Hakk Mustafa gösterdiler bana cemal; O sebepten gözüm yaşlı, bedenim bükük Aşk hançeri yürek-bağrımı dildi dostlar. Otuzyedi yaşa girdim, uyanmadım; İnsaf kılıp Allah’â doğru yola koyulmadım Seher vakti ağlayarak inlemedim; Tevbe ettim, Rabbim kabul eyledi dostlar. Otuzsekiz yaşa girdim, ömrüm geçti; Ağlamayım mı, öleceğim vaktim yakınlaştı; Ecel gelip kadehini bana tuttu; Bilmeden kaldım, ömrüm sonu oldu dostlar. Otuzdokuz yaşa girdim, kıldım hasret; Vah ne yazık, geçti ömrüm, hani ibadet İbadet edenler Hakk karşısında hoş mutlulukta Kızıl yüzüm ibadet eylemeyip soldu dostlar. Saç sakalım hep ağardı, gönlüm kara Mahşer günü rahmet etmesen, halim perişan Sana açıktır, amelsizim, çoktur günah; Bütün melekler günahlarımı bildi dostlar. Pir-i kamil içkisinden damla tattım; Yol bulayım deyip başım ile geceleri dondum Allah’a hamd olsun, lutf eyledi, nura battım; Gönül kuşu Lâmekan’a ulaştı dostlar. Kıyametin şiddetinden aklım şaşkın Gönlüm korkmuş, canım yorgun, evim yıkık Sırat adlı köprüsünden gönlüm paramparça Aklım gidip, deli olup kaldım dostlar. Kul Hoca Ahmed, kırka girdin nefsini kır; Burada ağlayıp âhirette ol tertemiz İman postu şeriattir, aslı tarikat Tarikata giren Hakk’tan pay aldı dostlar. 6. Hikmet Yâ İlahım, hamdın ile hikmet söyledim; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Tevbe kılıp günahımdan korkup döndüm; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkbirimde ihlas eyledim, yol bulayım deyip Erenlerden gördüğüm her sırrı ben örteyim deyip Pir-i kamil izini alıp ben öpeyim deyip Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkikimde istekli olup yola girdim; İhlas eyleyip yalnız Hakk’a gönül verdim; Arş, Kürsü, Levh’ten geçip Kalem’i gezdim; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırküçümde Hakk’ı arayıp feryad eyledim Gözyaşımı akıtarak pınar eyledim Kırlarda gezip kendimi divane eyledim; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkdördümde muhabbetni pazarında, Yakamı tutup, ağlayıp yürüdüm gül bahçesinde Mansur gibi başımı verip aşk dâr ağacında; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkbeşimde Sen’den hâcet dileyip geldim; Tevbe eyledim her iş yaptım hata eyledim Yâ İlâhım, rahmetini ulu bildim; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkaltımda zevk ve şevkim dolup taştı; Rahmetinden damla damladı, Şeytan kaçtı Hakk’tan ilham arkadaş olup, kapısını açtı; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkyedimde yedi yönden ilham ulaştı Sâki olup şarap kadehini Rabbim tuttu Şeytan gelip nefs ve hevayı kendisi yuttu Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırksekizde aziz candan,sikayetçi oldum; Günah derdi sakat kıldı hasta oldum O sebepten Hakk’tan korkup uyumaz oldum Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kırkdokuzda aşkın düştü, tutuşup yandım Mansur gibi eş ve dosttan kaçıp kayboldum Türlü türlü cefa değdi, boyun eğdim Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Elli yaşta “Erim” dedim, amelim zayıf; Kan dökmedim gözlerimden, bağrımı ezip; Nefsim için yürür idim, it gibi gezip; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kul Hoca Ahmed, er olmasan, ölmek iyi; Kızıl yüzünün kara yerde solması iyi; Toprak gibi yer altında olman iyi; Zâtı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana. Kaynak: divanihikmet.net Yorumlar
3) DİVAN-I HİKMET (4-6) –
Yorum Yaz